Bizim teknemiz: Alegria

Amatör olarak tekne ve denizcilik ile uğraştığımı bilen veya duyan tanıdıklarımız teknemizi merak ediyorlar. Bu nedenle bu blogda önemli yer tutacağını tahmin ettigim teknemizi tanıtma gereğini duydum. Teknemiz Alegria 2006 model bir Beneteau 32.3. Bir yelkenli tekne ve uzunlugu 10 metre. Toplam ağırlığı 4 ton civarinda. Bu boyda bir tekneyi tercih etmemizin nedeni hem tekne fiyatının, hem de yıllık olarak marinaya ödenecek ücretin bütçemiz için uygun olması. Tekneyi Aralık 2019'da meslektaşım Op. Dr. Oğuzhan Parlakkılıç ile birlikte satın aldık ve o günden beri imkan olan her fırsatta denize çıkmaya çalışıyoruz. Seyir tecrübelerini sorunsuz denebilecek bir düzeye getirmemiz yaklaşık olarak 1 senemizi aldı. 

                                                  

Bu resimde teknenin baş tarafı görülmekte. Bu alandaki 2 temel ekipman teknenin demiri (çapası) ve ön yelkeni. Teknenin demiri (Ultra) 12 kg ağırlığında ve buna adapte edilmis 40 metre zinciri bulunmakta. Zincir baş bodoslamanın hemen altında yer alan küçük bir odacıkta depolanmakta ve ırgat denilen elektrikli bir sarma sistemi ile funda (demir atma) veya mayna (demir alma) edilmektedir. 

    Bu alandaki ikinci önemli ekipman olan teknenin ön yelkeni (Cenoa yelkeni) dönen bir sistem (furling) yardımıyla, havuzluğa (teknenin kıç tarafında teknenin kumanda edildiği alan) uzanan halatlar kullanılarak açılıp kapatılmaktadır. Bunu haricinde bu resimde teknenin ana iç oturma alanının ve ön kamaranın heç'leri (teknenin güvertesine açılan camlar veya kapaklar) görülmekte. Teknenin yan taraflarına açılan camlara ise lumboz ismi verilmektedir. Bu gördüğünüz alan güneşlenme amacı ile kullanılabileceği gibi uyumak veya servis botunu taşımak için de kullanılabilir. 


Teknenin arması: Arma bir teknenin direğine, direği yerinde tutan çelik tellere ve yelken donanımının tamamına denilmektedir. Direğin yelken açıldığında rüzgarın basıncı ile kırılmaması için, çelik tellerle desteklenmesi gerekmektedir. Bu tellerin bas ve kıça dogru gidenlerine ıstralya, yanlara doğru gidenlerine ise çarmıh denilmektedir. Armanın periyodik olarak kontrolu teknenin zor havalarda sorunsuz bir seyir yapabilmesi için çok önemlidir. 
 

Teknenin direği görülmekte. Resimde gördüğünüz mavi torbanın içinde üst üste yığılmış şekilde teknenin ana yelkeni bulunmakta. Yelken kullanılmadığı zaman üzerinden fermuarlanabilen bir torba içerisinde bulunmaktadır. Bu sisteme "lazy bag" denilmektedir. Daha yeni teknelerde yelken direğin içerisine sarılabilmekte, böylece sert havalarda yelken alanı teknenin yana yatmasini engellemek (teknenin bayıoması) amacı ile daha kolay küçültülebilmektedir. Bizim teknemizde yelken alanının küçültülmesi direk dibinde, "camadan atmak" denilen bir işlemle yelkenin belirli bir miktar aşağı çekilmesi ile yapılmaktadır. 


Teknenin tuvaleti. Tuvalet manuel pompalı bir sistemle çalışmakta. Tuvaletin içeriği manuel pompa ile atık tankına veya buradan da tekne dışına pompalanmaktadır. Açık denizde iken; kabaca kıyıdan 3 mil açıkta, atık tankı yerine tuvalet içeriği denize pompalanabilir. Tekne bu sınırın içinde ise; tuvalet içeriğinin atık tankına depolanması ve marinada atık toplama merkezine boşaltılması gereklidir. Tuvalette bunun haricinde duş olanagi da bulunmaktadır. Teknede boiler'dan gelen sıcak su ile duş alınabilmekte veya bulaşık yıkanabilmektedir. Sıcak suyu denizde iken motor yapmakta, karada ise marina elektrigi ile su ısıtılmaktadır. Bunun haricinde can yeleklerini de; tuvalette depolamaktayız. Toplam 6 adet can yeleğimiz var bunların 4 tanesi denize düşünce otomatik olarak şişen can yelekleri. 

Teknenin makinesi 21 beygir gücünde bir Yanmar dizel motor. Sizlere motor gücü düşük gelebilir, çünkü otomobillerde çok daha güçlü motorlar kullanılmaktadır. Ancak şunu belirtmek gerekir ki; yelkenli teknelerde motor marinadan çıkmak için gereklidir. Tekne gidilecek yere rüzgar gücü ile ulaşmak üzere tasarlanmıştır. Ancak elbette rüzgar olmadığı zamanlar motor gücü ile de seyir yapılabilmektedir. Motor 2500 devirde saatte kabaca 2.5 litre mazot yakmakta ve denizin durumuna göre 5-6 knot (knot = deniz mili = 1852 metre) sürat yapmaktadır. Teknenin mazot deposu 75 litre hacmindedir. Resimde ayrıca motorun altında motoru çalıştırmak için gerekli olan aküler görülmekte. Teknede aküler iki kısımdır. Birincisi motorun çalışması için gerekli olan marş aküleri. Diğeri ise yaşam konforu için gerekli olan elektrigi saglayan servis aküleri. Bizim teknemizde 2 adet servis aküsü ve 1 adet marş aküsü bulunmakta ve bunlar birbirinden bağımsız çalışmaktadır. Her ikisi de motor çalışırken dinamo ile şarj edilmekte, marinadayken de marina elektriği ile eksiğini tamamlamaktadır. 


Teknenin ana oturma alanı ve ön kamarası görülmekte. Oturma alanında, açılır kapanır masanın etrafında 6 kişi rahatlıkla yemek yiyebilmekte veya kutu oyunlarını oynayabilmekte. Bunun haricinde oturma yerlerinin arkasinda yer alan raflara, elektrikli süpürgeyi, uzak mesafe deniz fenerini, dürbünü ve havuzlukta kullanılmak üzere bazı ışık ve fenerleri koymaktayız. Oturma grubunun diger tarafinda ise; sıkça göz attığımız bazı kitaplar görülmekte. Teknede bol miktarda denizcilik ile ilgili kitap bulunduruyoruz. Çünkü denizcilik okuyarak da geliştirilebilecek bir uğraşıdır. Sonuçta iyi pratik, iyi teorik bilginin üzerine oturur. 


Burada teknenin kuzinesi, arka kamaranın girişi ve harita masası görülmekte. Teknelerdeki açık mutfağa "kuzine" denilmektedir. Burada buzdolabı, iki gözlü ocak ve evye bulunmaktadır. Teknenin en önemli alanlarından birisidir, çünkü teknede beslenebilmeniz bu alandakı ekipmanların düzgün çalışmasına bağlıdır. Buzdolabi elektriğini servis akülerinden almakta ve demirlediginizde en fazla elektriği buzdolabı harcamaktadır. Teknede günde 100 amper akım harcama hakkınız bulunmaktadır. Bu nedenle her elektrikli cihazın ne kadar akım çektiğini bilmeli ve aküdeki şarj ona gore idareli kullanmalısınız. 
    Kuzinedeki 2 gözlü ocak, gazla çalışmakta ve gazını havuzlukta özel yeri bulunan bir marin gaz tüpünden almaktadır. Bu tüp bitince yenisi ile; ayni evlerde oldugu gibi, değiştirilmektedir. Son olarak evyede sıcak su verebilen bir musluk bulunmaktadır. Evyenin drenaji doğrudan tekne dışına doğru; yani denize olduğu için, bulaşık yıkarken doğaya zarar vermeyen deniz dostu bulaşık deterjanların kullanılması gerekmektedir. Teknenin su deposu 150 lt hacminde olup; depoyu marinada şehir suyu ile, teknenin iskele tarafındaki depo ağzından doldurmaktayız. 


Bu gördügünüz teknenin elektrik panosu yani teknenin beynidir. Burada su pompasının, sancak ve iskeledeki iç lambaların ayrı ayrı, buzdolabının, elektronik navigasyon cihazlarının, seyir ve demir fenerlerinin, telsizin ve radyonun şalterleri bulunmaktadır. Tekne kullanılmadığı zaman bunlar kapalı halde tutulur. Eğer tekne şehir elektriğine bağlı ise; buzdolabı açık bırakılabilir. Bunun haricinde telsiz, akülerin şarj durumunu gösteren cihaz ve Vebasto marka tekne kaloriferinin düğmesi görülmekte. Vebasto teknenin deposundaki mazotu kullanarak tekneyi ısıtmaktadır. Vebastonun termostati teknenin aşırı ısıtılmasını önlemede önemli bir araçtır.   


Teknenin sancak tarafindaki oturma grubu. Arkasindaki dolaplar tamir malzelemeleri, bazi onemli evraklara ev sahipligi yapmakta. Bunun haricinde sicak yaz gunlerinde oldukca ise yarayan bir elektrikli fan ve kisin marinada kullandigimiz elektrikli isitici gorulmekte. 


Tekenelerdeki mekanlar inanılmaz derecede işlevseldir. İşe yaramayan 1 cc alan bulunmaz. Örneğin resimde görüldüğü gibi oturma gruplarının arkasında 2 ayrı göz bulunmakta. Sağ tarafta bulunan gözde teknenin deposundan su basan elektrikli pompa görülmekte. Soldaki gozde ise tekne ile ilgili dokümanlar bulunmakta. İskele tarafinda da bu gozler simektrik olarak bulunmaktadır. Biz iskele tarafındaki her iki gözü de kutu veya konserve yiyecek depolamak icin kullanmaktayız. 


Teknenin pruvasinin görüntüsü. Marinanin bizim bulunduğumuz kısmı oldukça dar ve özellikle siddetli rüzgar oldugu zamanlar çıkmakta ve yanaşmakta zorluk çektiğimiz zamanlar oluyor. Bu nedenle hemen her zaman palamar hizmeti alıyoruz. Palamar hizmeti şişme bot ile gelen marina gorevlilerinin teknenizin çıkmasına veya girmesine yardımcı olması demek. Palamar hizmeti almak, tekne sigortasinin kazarlardan doğan hasarların ödenmesi için de bir ön şart.


Teknemizin kiç aynadan görünümü. Teknenin dümeninin bulundugu alana "havuzluk" adı verilmektedir. Sebebi etrafindaki tekne bordasının yüksekliğinden dolayı adeta bir havuza benzemesidir. Burada dümen, pusula ve seyirle ilişkili elektronik seyir araçları bulunmaktadır. Bunlara örnek olarak otopilot, charter plotter (seyre göre otomatik yüklenen harita), derinlik göstergesi, rüzgar yönü ve rüzgar hızı göstergeleri verilebilir. Bunun haricinde teknenin arka tarafinda bulunan sağlam demirlere (pushpit) bağlanmış olan servis botunun kıçtan takma motoru görülmekte. Oglum Kivanc Deniz Şanlı'nın yoğun araştırmaları sonucunda Mercury 3.5 beygirde karar kıldık. 
    Kabaca teknemiz Allegria'yı tanıtmaya çalıştım. Denizin ve denizciliğin kendine has bir kültürü ve bilgi birikimi var. Ben bunları çok da hızlı olmayan adimlarla öğrenmeye çalışıyorum. Bunun yaninda tekne yaşamı, kaynakları tutumlu kullanan minimalist yaklaşımı ile günden güne beni daha fazla içerisine çekmekte. Minimalizmi bir kaç senedir kendi özel yasamımda da uyguladığım için; tekne yaşamına uyum sağlamam çok da zor olmayacak gibi görünüyor. Belki de bunu söylemek daha erken; çünkü henüz ben ve ailem teknede 3 günden daha fazla kalmadık. 
    İşte böyle. Umarım bu paylaşımın sizlere faydası olmuştur. Eğer tekne ve tekne yaşamı ile sorunuz olursa, lütfen bana yazmaktan çekinmeyin. Bu satırları okuyanlara denizle dolu günler dilerim. 

İlave fotograflar ve notlar:

Çocuklar için tekne ideal bir uğraşı. Evde elektronize olacaklarına haftada birkaç saat bile olsa doğayla baş başa olmak çok daha iyi. Bunun yanında güç gerektiren işler yapacakları için çok daha dayanıklı olacaklardır. Bu özgüvenlerini pekiştirir.

Tekenede dostlarınızla samimi bir ortamda iyi vakit geçirebilirsiniz. Resimdekiler Op. Dr. Oğuzhan Parlakkılıç (solda) ve Prof. Dr. Fatih Kurtuluş (sağda).

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kışın yelken yapmak

Kaz dağları: Cennetten bir köşe